14 Nisan 2014 Pazartesi

HİZMETLERİ SEBEBİYLE BAKANLAR KURULUNCA MÜBADELEDEN HARİÇ OLANLAR

TÜRK - YUNAN NÜFUS MÜBADELESİNDE GAYRİMÜBADİL OLMA KONUSU VE MÜBADELEDEN ISKAT (ÇIKMA) YOLLARI

Dr. İbrahim ERDAL

Yrd. Doç. Dr. Bozok Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Yozgat
ibrahim.erdal@bozok.edu.tr


HİZMETLERİ SEBEBİYLE BAKANLAR KURULUNCA MÜBADELEDEN HARİÇ OLANLAR

Mübadeleden hariç tutulmanın bir diğer yolu da, meslekleri ve Yunan mezalimine karşı gösterdikleri tavır sebebiyle Bakanlar Kurulu kararıyla ıskat olmaktır. Burada özellikle Yunan ordusunun geri çekilmesi sırasında Türklere yaptıkları mezalime karşı durmak, Kuvayı Milliye’ye yardımda bulunmak ile tütün eksperliği, hukuk gibi çeşitli alanlarda Türkler lehine faaliyetlerde bulunmuş olmak gibi durum ve meslekler dikkat çekmektedir. Ortodoks Türklerin milli kimliklerinin yanı sıra Milli Mücadeleye katkılarının mübadeleden düşmelerinde önemli etken olduğu gibi Ortodoks Rumlardan da aynı maksatla mübadeleden hariç tutulanlar vardır. Mesela Söke’nin Yunanlılar tarafından işgali sırasında Müslüman ahaliyi bir Amerikan şirketine ait olan Korismeyan Fabrikasına toplayarak, canlarını koruyan, yine aynı şekilde Söke’de kalarak Yunan ordusunun çekilişi sırasında Müslüman ahalini katledilmesini ve şehrin yakılmasını engelleyen Doktor Perikli’nin mübadele harici tutulması Dâhiliye Vekâleti tarafından teklif edilmiş, bu teklif 17 Aralık 1924 tarihinde İcra Vekilleri Heyeti tarafından kabul edilmiştir.(BCA:30.18.1/12.63.8(1))

Bir diğer Sökeli Ortodoks Rum olan Konstantin Portil oğlu Dimitri de, 1921 yılında Yunanlıların yapacağı mezalimi, Boran nahiyesinde Rumların isyanını ve Jandarmaya kurdukları pusuyu önceden bildirmesi ve Denizli Üçüncü Süvari Fırkası Kumandanı İbraim Bey nezdinde hükümet tarafına casusluk yapması sebebiyle mübadeleden hariç tutulması yine Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilmiştir.(BCA:30.18.1/12.63.5(1))

Karadeniz’de de Pontusçuluğa karşı hizmetleri bulunan Panos oğlu Panayot Efendi şahsen mübadele dışında tutulmak için Dâhiliye Vekâletine başvurmuştur. Bu başvuru üzerine Giresun’da yaşayan Panayot Efendi’nin bölgesinde Pontusçu çetelere karşı olduğu ve bunların aleyhinde çalıştığı bu amaçla hükümete maddi ve manevi yardımda bulunduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine mübadeleye tabi durumda olan Panayot Efendinin mübadeleden hariç tutulması teklif edilmiş bu teklif de İcra vekilleri Heyetinin İstanbul’da mübadeleye tabi olmayan bir yerde oturması şartı ve 25 Aralık 1927 tarih li kararıyla kabul edilmiştir. (BCA:30.18.1/15.54.1)

Bilindiği üzere mübadelenin başlamasıyla Türkiye’de yaşanan en önemli sorunlardan biri vasıflı insan ihtiyacı olmuştur. Hükümet bu ihtiyacı karşılamak için gelen mübadilleri mesleklerine göre bölgelere dağıtmıştır. Ancak yine de şehirlerin esnaf ve zanaatkârlarını oluşturan bu vasıflı sınıfa duyulan ihtiyaç karşılanamamıştır.Bu sebeple şehirlerde vasıflı olan Ortodoks Rumlar ihtiyaç olduğunda mübadeleden çıkarılmış veya belirli sürelerde mübadele işlemi uzatılmıştır. Mesela Bodrum’da Münteşibini Hukuktan bulunan İstimat Zihni Efendi, hukuka olan hizmetlerinden dolayı mübadeleden istisna edilmesi Hariciye ve Dâhiliye Vekâletlerine bildirilmiştir. Görülen lüzum üzerine de 29 Nisan 1925 tarihli kararname ile Zihni Efendi mübadeleden ıskat olunmuştur. (BCA:30.18.1/13.25.18(1))

Yine Bafralı Ortodoks Rumlardan olan ve bir tütün deposunda eksper olarak çalışan Kalpakçı oğlu Konstantin’in yerine bir Türk uzman yetiştirilmesi gerekçesiyle mübadele işleminin altı ay ertelenmesi istenmiştir. Bu eğitim süresinde gerekli şartlarda uzatılan bu erteleme işlemi Ticaret Vekâleti tarafından teklif edilmiş ve Bafralı Kalpakçı oğlu Konstantin’in mübadele işlemi 14 Haziran 1925 tarihli bir kararname ile ertelenmiştir. (BCA:30.18.1/14.39.3(1))

Kaynak: http://www.tsadergisi.org/Makaleler/1729110536_6_123-142.pdf
TSA / YIL: 1 8 ÖZEL SAYI S:3,Ocak/January 2014

29 Ocak 2014 Çarşamba

Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi - Turkish Journal of Social Research'ün "Mübadele" özel sayısı


TSA / YIL: 18 ÖZEL SAYI S: 3, Ocak/January 2014

http://www.tsadergisi.org/SonSayi.aspx

İÇİNDEKİLER


- EDİTÖRDEN
 Murat Necip ARMAN ...........................................................................7
- TÜRK-YUNAN NÜFUS MÜBADELESİ VE SONUÇLARI
 Yücel BOZDAĞLIOĞLU .......................................................................9
- WİLSON PRENSİPLERİ’NİN OSMANLI
İMPARATORLU’ĞU SONRASI ANADOLU’DA
ULUS-DEVLET İNŞAA ÇABALARINA ETKİSİ
BAĞLAMINDA LOZAN MÜBADELESİ
 Dr. Nazmi ÜSTE...................................................................................33
- İKİ TARİHSEL “ESKİ” KAVRAM, BİR SOSYO-KÜLTÜREL
“YENİ” KİMLİK: MÜBADELE NEDİR, MÜBADİLLER
 KİMLERDİR?
 Tuncay Ercan SEPETCİOĞLU.............................................................49
- ULUS-KURMA SÜREÇLERİ VE NÜFUS MÜBADELELERİ:
 DÜN – BUGÜN
 Dr. Nazif MANDACI...........................................................................85
- TÜRK-YUNAN NÜFUS MÜBADELESİ’NİN TÜRKİYE
CUMHURİYETİ’NİN MİLLÎ İKTİSADININ OLUŞUMUNDAKİ
ETKİSİ
Dr. Fahriye EMGİLİ ...........................................................................105
- TÜRK-YUNAN NÜFUS MÜBADELESİNDE GAYRİMÜBADİL
OLMA KONUSU VE MÜBADELEDEN ISKAT (ÇIKMA)
YOLLARI
 Dr. İbrahim ERDAL...........................................................................123
- 2000 SONRASI YUNAN SİNEMASINDA KÜÇÜK ASYA
 FELAKETİ
 Selin SÜAR .........................................................................................143

31 Aralık 2013 Salı

Seydi Baba'ya Vefa Borcu Ödendi

Gaziemirliler’in yıllardır ziyaret edip dualar okuduğu ancak ilgisizlikten çevresi hurdalık haline gelen Seydi Baba Türbesi, Gaziemir Belediyesi tarafından yeniden düzenlenecek. Asırlık çınar ağaçlarının çevrelediği ve bir çeşmenin yer aldığı türbe ve civarı rekreasyon alanı olarak projelendirildi.

Mübadele ile Yunanistan’a giden Rumlar’ın bile Gaziemir’e gelip ziyaret ettiği türbe çevresi kötü imajından kurtarılacak. Eski adı “Seydiköy” olan Gaziemir’e adını veren Seydi Mükremüddün dergahından Seydi Baba’nın uzun bir süre burada yaşadıktan sonra toprağa verildiği, halkın mezarını türbeye çevirdiği belirtiliyor. Seydi Baba’yı kendileri için de kutsal birisi olarak kabul eden Seydiköylü Rumlar, mübadele sonrası gittikleri Yunanistan’ın Selanik kentinde Seydi baba anısına bir şapel yaptırmışlardır.